Osmanlı-Rus Savaşı, (1877 - 1878), miladî takvimle 24 Nisan 1877’de başlamıştır. Hicri
takvimle ise savaşın başlangıcı,1294 yılıdır. Ancak bu dönemde mali işler için kullanılan
Rumî takvime göre, savaşın başlangıcı 1293 yılına rastladığı için,‘Doksan üç Harbi’
diye adlandırılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde gerçekleşen en büyük felaketlerden birisi,
'93 Harbi’dir.Bu savaş, Osmanlı İmparatorluğu’na Toprak ve itibar kaybettirdiği gibi İmparator-
luğu, büyük bir göç dalgası ile karşı karşıya bırakmıştır.Bu göç dalgalarıyla birlikte ana vatana
gelenler DOKSANÜÇ MUHACİRİ olarak adlandırılmışlardır.
1877-1878 yıllarında gerçekleşen 93 Harbi’nde Karadeniz’in her iki tarafından da saldırıya
geçen Ruslar, Kafkas ve Tuna cephelerinde ilerlediler. Osmanlı kuvvetleri, Plevne ve Kars’ta kah-
ramanca direnmelerine rağmen savaşın sonunda bu topraklardan çekilmek zorunda kaldılar.
93 Harbi’nin en önemli sonuçlarından birisi, Bulgaristan’daki ve kafkaslardaki Müslüman ve
Türk ahalinin,gerek katledilmek ve gerekse göçe zorlanmak suretiyle yaklaşık 500 yıldır yaşadık-
ları topraklardan Anadolu’ya sığınmak zorunda kalmalarıdır.
Savaşın sonunda, Edirne ve Tuna vilayetlerinin iki bölgesi (Şumnu, Varna ve Silistre havalisi
ile Rodoplar ve civarı) dışında kalan yerlerdeki Türk unsur, hemen hemen tamamen yok olmuştur.
Beş yüz bin kişi savaşta katledilmiş veya açlık ve hastalık sonucu ölmüştür.Bir milyonu aşkın in-
san ise göç ederek,daha güvenli buldukları Şumnu , Batı Trakya , Makendonya , İstanbul ve Rodoplar
bölgesine sığınmıştır. Osmanlı hükümeti, Bulgaristan Emareti ve Şarkî Rumeli Vilayeti’ nde Türk
Nüfusunun azalmaması için çalıştı ise de mahalli idarelerin baskısı sonucu kalan ahali de yurtlarını
terk etmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu , muhacirlerin bir kısmını Balkanlar’daki jeostratejik böl-
gelere ve imparatorluğun diğer taraflarındaki boş arazilere yerleştirmeye çalışmıştır. Ancak Diyar-
bekir, Van, Musul, Halep,Bağdat ve Basra’daki boş arazilerin İstanbul ve Rumeli’ye uzak olması,
iklimi göçmenler için elverişli olmaması, yeterli ulaşım ağının bulunmaması ve Müslüman olma-
yan ahalinin tepkileri gibi nedenlerden, muhacirler büyük kitleler halinde yerleştirilememiştir.
Muhacirler, Edirne, Aydın, Ankara, Kastamonu ve Hüdavendigar (Bursa ve civarı)
Vilayetlerine gönderilmişler, bu durum da başta Bursa, İzmit ve Aydın olmak üzere Batı Anadolu
bölgesinde izdihama neden olmuştur.
Muhacir diye küçümsenenler,tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,yani"Düşmanla
sonuna kadar dövüşenler" çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için Kendilerini feda
edenler ve düşman karşısında kaçmak,çekilmek nedir bilmeyenlerdir.
''Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.''
17.01.1931 M.Kemal Atatürk